İşte yapılan açıklama:
"Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim; bendimi çiğner, aşarım;
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım
Değerli basına ve kamuoyuna
Bilindiği üzere gerek bölgemiz gerek ülkemiz yeni bir süreçten geçiyor,
Umudun barışın huzurun yeniden filizlendiği bu süreçte hepimize görev düşmektedir. Hepimiz bu yeni süreci sahiplenip üzerimize düşeni yapmak gibi bir zorunluluğumuz var .ülke olarak çok acı bedeller ödedik aslında hepimizin göz yaşı renkleri aynıydı hepimizin acıları ortaktı. Ve gelecekte de acılarımızı sevinçlerimizi paylaşmak gibi ortak bir kadere sahibiz. Artık bu toprakların bölgenin ülkemizin huzura ihtiyacı var
Unutulmamalıdır ki insanlıkta medeniyette bu coğrafyadan dünyaya yayılmıştır. Burası insanlığın başlangıç noktasıdır.
Bu süreç hiç kimsenin hiçbir partinin tek başına kazanımı olarak görülmemeli ve mal edilmemelidir.bu süreç saray sultanlarını veya er ryan’ı kurtarma planına dönüşmemelidir.
Başlatılan barış süreci ile birlikte acilen ülkemizde hükümet eliyle yapılan tüm anti demoktarik uygulamalara insan hakları ihlallerine kayyum uygulamalarına son verilmeli ve şuan ceza evinde bulunan millet vekilleri belediye başkanları gazeteciler serbest bırakılıp görevlerinin başına dönmeleri sağlanmalıdır.
iktidar partisi diğer rakipleri olan siyasi partileri şeytanlaştırmaktan düşmanlaştırmaktan vaz geçmeli her düşünceye özgür rekabet ortamı sağlanmalıdır.aynı zamanda evrensel hukukun gereği herkesin kendisini tüm özbenliği ile özgürce ifade ettiği anayasal düzenlemelere gidilmeli ve güven ortamı sağlanmalıdır. Şafak operasyonlarının gölgesinde cumhurbaşkanı adaylarının parti genel başkanlarının kendi illerinde büyük çoğunlukla seçilen belediye başkanlarının haksız hukuksuz bir şekilde ceza evine atılmaları sürecin ruhuyla bağdaşmamaktadır unutulmamalıdır ki adalet bir gün herkese lazım olacak.
. Bu süreçte ülke olarak hep birlikte yeni dünya düzeninde daha sağlam adımlarla kendinden emin güçlü ekonomisiyle dışa bağımlılığı azalmış bir şekilde yolumuza devam etmeliyiz.tüm bu gelişmelerin odağında cumhuriyet halk partisi cumhurbaşkanı adayı sayın EKREM İMAMOĞLU’nun adaylığı ve genel başkanımız sayın özgür özel liderliğinde yolumuza devam edeceğiz.
Türkiye tarihinin en ağır ekonomik ve siyasi krizlerinin yaşandığı açlık sınırının altında kalan ücretler, yoksulluk, işsizlik. İktidarın başarısız uygulamaları ve yetersiz tedbirleri neticesinde
emeklinin işçinin memurun çiftçinin sanayicinin haklarının korunması insani yaşam standartların sağlanması bu süreçte bir elzemdir.
Bu duygu ve düşünceler ile barış sürecine olan emekleri ve 86 milyon halkın kalbine taht kuran barış elçisi sayın sırrı süreyya önder’i rahmetle şükranla minnetle yad ediyoruz. Biji aşiti yaşasın barış"