İşte yapılan açıklama:
"ROJİN KABAİŞ SORUŞTURMA DOSYASININ HUKUKİ SÜRECİNE İLİŞKİN BİLGİ NOTU
03.07.2026
AMAÇ:
Bu bilgi notunun amacı; Rojin Kabaiş soruşturma dosyasında dava takip komisyonu tarafından yürütülen hukuki takibin kapsamını, komisyon tarafından ileri sürülen talepleri, bu talepler doğrultusunda soruşturma makamlarınca gerçekleştirilen işlemleri ve dosyanın geldiği aşamayı bütünlüklü biçimde ortaya koymaktır. Kısıtlılık kararı nedeni ile dosya aktarımı kısmi yapılmıştır.
Bu çerçevede bilgi notu ile şu hususlar amaçlanmaktadır:
Soruşturmanın başlangıcından itibaren yürütülen adli ve idari süreçlerin kayıt altına alınması, maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına yönelik başvuruların ve müdahalelerin görünür kılınması,
Van Barosu tarafından gerçekleştirilen işlem ve talepler ile bu taleplerin hangilerinin soruşturma makamlarınca işleme alındığının somut biçimde gösterilmesi,
Kamuoyunun sürece ilişkin bilgilendirilmesi.
VAN BAROSU VE VAN BAROSU KADIN HAKLARI MERKEZİ’NİN
ROJİN KABAİŞ DOSYASINA MÜDAHİLLİĞİ
27 Eylül 2024 tarihinden itibaren kendisinden haber alınamayan Rojin Kabaiş hakkında yapılan kayıp ihbarı üzerine; 29 Eylül 2024 Pazar günü saat 15.00 sıralarında Van Barosu Başkanlığı, Van Barosu Kadın Hakları Merkezi, Star Kadın Derneği ve ÖHD Van Şubesi tarafından gözlem yapmak amacıyla arama çalışmalarının yürütüldüğü alana gidilmiştir. Aynı gün saat 20.00 sıralarında Van Barosu Kadın Hakları Merkezi tarafından gözlem amacıyla arama alanına yeniden bir ziyaret gerçekleştirilmiştir.
Yapılan gözlemlerde arama faaliyetinin sadece göl ile sınırlı olduğu ve intihar algısı ile soruşturma yürütüldüğü tespit edilmiştir. Bunun üzerine; Van Barosu olarak Nöbetçi savcı, Cumhuriyet Başsavcısı ve diğer emniyet yetkilileri ile görüşmeler gerçekleştirilerek soruşturmanın intihar dışında her türlü ihtimalin değerlendirilerek yürütülmesi talebi yapılmıştır. Ayrıca 30.09.2024 tarihinde aile bireyleri ve kentin sivil toplum kuruluşları ile birlikte basın açıklaması yapılarak, soruşturmanın etkili ve seri yürütülmesi ile intihar dışında her türlü ihtimali kapsayan bir soruşturma yürütülmesi çağrısında bulunulmuştur.
15 Ekim 2024 tarihinde kampüste aile ziyareti yaptığımız esnada Rojin’in cansız bedenin bulunduğu bilgisi dönemin İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya tarafından sosyal medya hesabından paylaşılmıştır. Rojin’in cansız bedeninin Van Gölü kıyısında, Molla Kasım Köyü sahilinde bulunduğu bilgisi alınmıştır. Bunun üzerine Van Barosu ve Van Barosu Kadın Hakları Merkezi, aynı tarihte Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Adli Tıp Kurumuna intikal etmiştir.
Van Barosu Başkanı Sinan Özaraz tarafından; otopsi işlemi başlamadan önce, otopsi sırasında bağımsız bir hekimin hazır bulundurulması talep edilmiştir. Ancak dönemin Cumhuriyet savcısı, Van Barosu Başkanı ile aile arasında vekâlet ilişkisi bulunmadığı gerekçesiyle bu talebi sözlü olarak reddetmiştir. Bunun üzerine, Adli Tıp Kurumu binası önünde bulunan müteveffanın babası Nizamettin Kabaiş ile Van Barosu Başkanı arasında iradi vekâlet ilişkisi kurulmuştur. Akabinde, Van Barosu Başkanının Van Cumhuriyet Başsavcısı ile yaptığı telefon görüşmesi neticesinde; daha önce Van-Hakkâri Tabip Odası Başkanlığı görevini yürütmüş olan Dr. Hüseyin Yaviç’in bağımsız hekim sıfatıyla otopsiye katılması hususunda, baba Nizamettin Kabaiş’in muvafakati alınarak Dr. Hüseyin Yaviç’in otopsiye katılımına karar verilmiştir. Bunun üzerine Otopsi işlemine aile adına Dr. Hüseyin Yaviç dahil olmuştur.
Otopsi işlemi sonrası Van Barosu Başkanı Av. Sinan ÖZARAZ ve baba Nizamettin Kabaiş’in talebine rağmen Cumhuriyet Savcısı tarafından ön otopsi tutanağının bir sureti kısıtlılık kararı dışında olmasına rağmen verilmemiştir.
Van Barosu Kadın Hakları Merkezi, 01.10.2024 tarihinde Van Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/18538 soruşturma sayılı dosyasını incelemek üzere yazılı talepte bulunmuştur. Ancak dosyanın fiziken kollukta bulunması nedeniyle söz konusu talep reddedilmiştir.
16.10.2024 tarihinde Van Barosu Başkanı Av. Sinan Özaraz tarafından, Van Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/18538 soruşturma sayılı dosyasına ilişkin ön otopsi raporunun bir nüshasının verilmesi yazılı olarak talep edilmiştir. Ancak bu talep de Cumhuriyet savcısı tarafından vekâlet bulunmadığı gerekçesiyle kabul edilmemiştir.
Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümü üzerine yürütülen Van Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/18538 soruşturma sayılı dosyasına kurumsal olarak dâhil olunmasının ve katılım sağlanmasının kanunen mümkün olamaması ve savcılığın vekalet ilişkisi olmadan baro tarafından yapılan talepleri işleme almaması nedeniyle, Nizamettin Kabaiş’in talebi üzerine, 18.10.2024 tarihinde Van Barosu Başkanı Av. Sinan Özaraz adına genel vekâletname düzenlenmiştir.
ROJİN KABAİŞ DAVA TAKİP KOMİSYONUNUN OLUŞUMU:
Av. Sinan Özaraz adına düzenlenen vekaletnamenin akabinde; Star Kadın Derneği, Özgürlükçü Hukukçular Derneği Van Şubesi, İnsan Hakları ve Medya Derneği, Van Barosu Kadın Hakları Merkezi ve Van Barosu Yönetim Kurulu üyelerinin de yer aldığı ve tamamı avukatlardan oluşan Rojin Kabaiş soruşturma dosyasının takibi amacıyla bir komisyon oluşturulmuştur. Söz konusu komisyon; soruşturma dosyasının hukuki yönden izlenmesi, başvuru ve taleplerin hazırlanması, adli süreçlerin takibi, aile ile koordinasyonun sağlanması ve kamuoyunun bilgilendirilmesine yönelik çalışmaların yürütülmesi amacıyla faaliyet göstermiştir.
Van Barosu başkanı Sinan Özaraz’a baba Nizamettin Kabaiş tarafından vekaletname verilmiştir. Söz konusu vekaletnameye istinaden; Sinan Özaraz tarafından dava takip komisyonunda görevli avukatlara yetki belgesi verilmiştir. Bu yolla soruşturma aşamasında savcılığın öne sürdüğü ve kurumsal olarak dosyaya dahiliyeti engelleyen tutum bertaraf edilmiştir.
SORUŞTURMA DOSYASINDA YAPILAN İŞLEMLER:
1. Dosyaya Erişim, Kısıtlılık Kararı ve Soruşturmanın Genişletilmesi (Tevsii Tahkikat)
Yönünden Yapılan Talepler:
Dosyanın şeffaf ve denetlenebilir şekilde yürütülmesi amacıyla vekiller tarafından, kısıtlılık kararına itiraz edilmesi, ön otopsi raporunun temini ve soruşturmanın genişletilmesi yönünde ardışık başvurular yapılmıştır. Sürecin başlangıcında 04.10.2024 tarihinde dosya hakkında kısıtlılık kararı verilmiş, bu karar üzerine vekiller dosyaya erişim hakkının korunması amacıyla itiraz yoluna başvurmuştur. Bu kapsamda 18.10.2024 tarihinde ön otopsi inceleme talebinde bulunulmuş, talep ilk aşamada reddedilmekle birlikte, aynı gün özel vekâletnamenin ibrazı sonrasında ön otopsi raporu vekillere verilmiştir. Aynı tarihte kısıtlılık kararına itiraz iradesi sürdürülmüş, ayrıca diğer avukatlara yetki belgesi verilerek dosya takibi genişletilmiştir. Bunu takiben 22.10.2024 ve 23.10.2024 tarihlerinde kısıtlılık kararına karşı yeni itirazlar sunulmuştur. Vekillerin dosyaya erişim ve etkin soruşturma talepleri, yalnızca belge teminine ilişkin olmayıp aynı zamanda soruşturmanın derinleştirilmesi ve eksik araştırmaların tamamlanmasına da yönelmiştir. Nitekim bu başvurular sonrasında savcılık makamı, 07.01.2025 ve 09.01.2025 tarihlerinde kolluk birimlerinden ayrıntılı tutanak ve ek inceleme talep eden müzekkereler düzenlemiş; özellikle 09.01.2025 tarihinde Cinayet Büro Amirliği'nden 17 maddelik ek araştırma yapılmasını istemiştir.
Van Barosu tarafından, dosyada görevlendirilen ilk savcının soruşturma sürecini etkin ve şeffaf yürütmediği yönünde yapılan değerlendirmeler sonrasında kamuoyu oluşturulmuş ve Cumhuriyet Başsavcısı ile yapılan görüşmelerde dosyaya ikinci bir savcının atanması talep edilmiştir. Talepler doğrultusunda 14.01.2025 tarihinde dosyaya ikinci bir Cumhuriyet savcısı görevlendirilmiş, böylece soruşturmanın daha etkin biçimde yürütülmesi yönünde kurumsal bir adım daha atılmıştır.
2. Kamera Görüntülerinin Toplanması, Çözümü ve Dijital İyileştirme Çalışmaları:
14/10/2024 tarihinde, Rojin’in kaybolduğu saatlere ilişkin baz ve kamera kayıtlarının alınması kayıp arama tespiti ve olayın aydınlatılması adına talep edilmiş; karşılığında, olay saatleri ve güzergâhına ilişkin teknik veri toplama ve görüntü inceleme süreci yürütülmeye başlanmıştır.
14/10/2024 tarihinde, Rojin’in kaybolduğu alanda bulunan evlere ait güvenlik kamera kayıtlarının toplanması talep edilmiş; karşılığında, 11/10/2024 tarihinde Bardakçı Köyü taziye evi ve muhtar konutundaki kameralar kolluk tarafından incelendiği, ayrıca 22/01/2025, 23/01/2025 ve 30/01/2025 tarihlerinde Huzurkent Sitesi ve Mollakasım Huzur Sitesi kayıtlarına ilişkin netleştirme tutanakları hazırlanmıştır. Hazırlanan tutanaklar olayı aydınlatma ve Rojin’in cansız bedeninin bulunduğu bölgeye nasıl ve ne zaman ulaştığı yönünde bilgi verme hususunda noksan kalmıştır.
Daha sonraki bir tarihte, Rojin’in yurda ve en son görüldüğü yerlere ait kamera görüntülerinin aileye incelettirilmesi talep edilmiş; karşılığında, görüntüler aileye doğrudan incelettirilmese de savcılık ve kolluk birimlerince teknik incelemeler sürdürülmüştür. Bu incelemeler neticesinde, tutanaklara dosyayı aydınlatmaya yeter veri ve değerlendirme sunulmamıştır. Süreç içerisinde Van Barosu ve KABAİŞ ailesinin ısrarlı talebi üzerine görüntülerin bir kısmının Van Barosu Başkanı ve KABAİŞ ailesine incelettirilmesi mümkün olmuştur.
27/09/2024 olay gününe ilişkin olarak, Rojin’in kaldığı yurda ait kamera kayıtlarının celbi, Rojin’in kimlerle görüştüğünün, yurda giriş-çıkış bilgilerinin ve yurt/fakülte içi kamera kayıtlarının tespiti talep edilmiş; karşılığında, 12/01/2025 ve 13/01/2025 tarihlerinde, 25-27 Eylül 2024 tarih aralığına ilişkin görüntü tutanakları dosyaya girmiş, ancak bazı alanlarda net tespit yapılamadığı kayda geçirilmiştir.
Mollakasım Köyü Huzurkent Sitesi’nin 15/10/2024 tarihli kamera kayıtlarının celbi talep edilmiş; karşılığında, 22/01/2025, 23/01/2025 ve 30/01/2025 tarihlerinde bu kayıtlara ilişkin netleştirme tutanakları düzenlenmiştir. Hazırlanan tutanaklar netleştirmeye rağmen olayı aydınlatma ve Rojin’in cansız bedeninin bulunduğu bölgeye nasıl ve ne zaman ulaştığı yönünde bilgi verme hususunda bilgi vermekten noksan kalmıştır. Ayrıca kıyı kenarında bulunan kameraların yalnızca güvenlik algısı oluşturmak amacıyla bulunduğu, kayıt almadıkları ve bu nedenle bu kameralara ait görüntülerin dosyaya celbinin fiziken mümkün olmadığı bilgisi hazırlanan tutanaklarla tarafımıza iletilmiştir. Tarafımızca bulunan tüm kamera kayıt cihazlarına el konularak inceleme yapılması ve rapor tanzim edilmesi talep edilmiştir.
Rojin’in en son görüldüğü bölgede yer alan çardak içerisinde görülen 4 şahsın ve orada bulunan bisikletli ile diğer şahısların kimlik bilgilerinin belirlenmesi talep edilmiş dosyada kısıtlılık kararı bulunması nedeniyle, bu yöndeki taleplerimiz dosyanın ilk soruşturma savcısına yazılı ve sözlü iletilmiştir. Kendisiyle yapılan görüşmelerde, dosyaya ve dosya arasındaki evraklara erişemediğimiz belirtilerek söz konusu talepler doğrultusunda gerekli araştırma ve incelemelerin yapılıp yapılmadığı sorulmuştur. Dönemin soruşturma savcısı tarafından, gerekli incelemelerin yapıldığı ve bu hususların tutanağa bağlandığı tarafımıza bildirilmiştir.
Ancak dosyaya ikinci soruşturma savcısının atanmasının ardından, çardakta bulunduğu belirtilen dört kişinin ve bisikletli şahıs ile diğer kişilerin kimliklerinin tespit edilmediği ve bu hususa ilişkin araştırmaların eksik bırakıldığı tarafımızca tespit edilmiştir. Bunun üzerine, söz konusu eksikliklerin giderilmesine yönelik taleplerimiz yeniden soruşturma savcılığına iletilmiştir.
Kamera görüntülerine ilişkin hazırlanan tutanakların dosyayı aydınlatma hususunda eksik kalması (karanlık anlara ilişkin kayıtların net olmaması) nedeniyle bu görüntülere ilişkin olarak ek teknik iyileştirme araştırması talep edilmiş; karşılığında, 19/03/2025 tarihinde TRT nezdinde teknik araştırma yapılarak tutanak hazırlanmıştır. Hazırlanan bu tutanakta kamera görüntülerinin iyileştirilmesinin, kameraların görüntü kalitelerinin düşük olması ve dosyaya yarar görüntülerin kameralara fiziki mesafesinin fazla olması nedeniyle teknik olarak mümkün olmadığı bildirilmiştir. Ayrıca tarafımıza verilen bilgi kapsamında TUBİTAK ve diğer kurumlara da iyileştirme için talebimiz doğrultusunda kayıtların gönderildiği bilgisi verilmiştir.
12/01/2026 tarihinde, Rojin’in cansız bedeninin bulunduğu yerin ve göl hattının kamera görüş alanında olup olmadığı ve soruşturmaya yarar şüphe doğuran bir durumun kayda yansıyıp yansımadığı hususlarında inceleme talep edilmiştir. Karşılığında, Rojin’in cansız bedeninin bulunduğu yerin ve göl hattının kamera görüş alanında bulunmadığı ve Rojin’in ceansız bedeninin bulunduğu tarihlerde ilgili alanın tatil muhiti olması nedeniyle alanda sık araç ve insan giriş çıkışı olduğu ve şüpheli bir durumun tespit edilemediği bildirilmiştir.
3. Dijital Materyaller ve Telefon Şifresinin Çözümü:
Van Barosu tarafından, Rojin’in Van’da kaldığı tüm günlerde kimlerle irtibat kurduğunun tespiti talep edilmiştir.
Karşılığında, dijital materyallerin ve haberleşme verilerinin incelenmesine yönelik süreç işletilmiş; 22.01.2025 tarihinde soruşturmada adı geçen kişinin Telegram kayıtları ve Rojin ile olan yazışmaları tutanağa bağlanmış, 31.01.2025 tarihinde ise Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tutanağı ile cihazdaki Google hesabı, Instagram aramaları ve e-posta geçmişi dosyaya alınmıştır. Dosyaya alınan verilerden Rojin’in ölümü ile ilintili veri elde edilemediği bildirilmiştir.
Taleplerimiz doğrultusunda Rojin’in Van’da ulaşım için kullandığı otobüs tepe kameralarının incelenmiş görüntülerde Rojin tarafından telefonun parmak izi kullanmak suretiyle şifresini açtığı görüntülendiği için kullandığı şifre tespit edilememiştir.
Rojin’in kaybolduğu gün, üniversite güvenlik görevlileri tarafından tutulan üniversite kampüsü içine giren araç kayıtlarına ilişkin bilgilerin ve PTS kayıtları celbi talep edilmiştir.
Rojin’in Diyarbakır’da ve Van’a geldiğinden beri irtibatta olduğu kişilerin telefon sinyal bilgilerine ilişkin baz verilerinin alınması talep edilmiştir.
Karşılığında, iletişim ağı ve dijital hareketlerin çözülmesine dönük inceleme süreci yürütülmüş; dijital materyallerden elde edilen veriler dosyaya alınmıştır. Dosyaya alınan verilerden Rojin’in ölümü ile ilintili veri elde edilemediği bildirilmiştir.
Rojin’e ait cep telefonunun, SIM kartın ve diğer dijital materyallerin tam olarak incelenmesi, varsa silinmiş verilerin geri getirilmesi ve tüm içeriklerin açığa çıkarılması talep edilmiştir.
Karşılığında, 28.09.2024 ve 29.09.2024 tarihlerinde sahilde çıkan cep telefonu, su, kek ve sair materyaller muhafaza altına alınmış ve ilk arama/teslim tutanakları düzenlenmiştir. Devamında 01.10.2024 tarihinde Van Kriminal Müdürlüğü tarafından telefonun ilk aşamada teknik olarak açılamadığına dair uzmanlık raporu düzenlenmiş, 04.10.2024 tarihinde ise cihaz ileri teknik inceleme amacıyla bilirkişiye teslim edilmiştir.
Van Barosu’nun talebi üzerine Rojin’e ait cihazın teknik olarak açılması, dijital imajının alınması ve tüm içeriklerinin incelenmesi talepli dilekçe ile, Xiaomi modeli Redmi marka telefonun incelenmesi üretici firma ile yazışma yapılmak suretiyle yeniden talep edilmiştir. Telefonun yerli teknik imkânlarla açılamaması üzerine İspanya makamları nezdinde adli yardımlaşma süreci başlatılmış, aile muvafakati dış ilişkiler kanalıyla iletilmiş, telefon İspanya’ya götürülerek analiz edilmiş ve bu husus teslim-tesellüm tutanağına bağlanmıştır.
Van Barosu’nun 11.03.2026 tarihinde defaatle telefonun incelemesi talebi yenilediği bunun üzerine Rojin’e ait cihazın teknik olarak açılması, dijital imajının alınması ve tüm içeriklerinin incelenmesi 11.03.2026 tarihli dilekçe ile, Xiaomi modeli Redmi marka telefon bakımından üretici firma ile yazışma yapılmak suretiyle yeniden iletilmiştir.
Karşılığında, 2026 yılı başındaki resmî yazışmalarda savcılık bu kez cihazın imaj/export işlemlerinin yapılabilmesi amacıyla Çin Halk Cumhuriyeti makamları nezdinde yeni bir teknik imkân araştırması başlatmıştır. Buna rağmen telefon şifresinin çözümüne ilişkin teknik sınırlılıkların devam ettiği anlaşılmıştır. Telefon henüz açılamadığından telefon içindeki verilere erişim ve delil toplanma faaliyetleri aradan geçen 2 yıla rağmen henüz mümkün olmamıştır.
Rojin’in ailesi tarafından baromuza teslim edilen ve evde bulunduğu belirtilen “yeni şifre” ibareli küçük not kağıdının, üzerindeki sayı ve karalanmış yazıların belirlenmesi ve çözümlenmesi talebiyle birlikte not kağıtı , 20.11.2024 tarihli dilekçe ile iletilmiştir.
Karşılığında, 20.11.2024 ve 19.12.2024 tarihlerinde evde bulunan şifre notları teslim alınmış; ayrıca baba Nizamettin Kabaiş tarafından mobil bankacılık ve e-Devlet şifreleri tutanakla savcılığa sunulmuştur. Bilahare not kâğıdı ve bağlantılı şifre verileri soruşturma dosyasına fiziksel delil olarak kazandırılmıştır.
Evde bulunan Rojin’e ait şifre notunun kriminal olarak analiz edilmesi ve içeriğinin dijital materyallerle ilişkilendirilerek çözümlenmesi talep edilmiştir.
Karşılığında, not kağıtları ve şifre verileri dosyaya alınmış; dijital materyallerin teknik incelemesi ile birlikte bu veri kümesi değerlendirmeye açılmış, ancak not kağıdındaki ibareler telefonun açılması hususunda anlamlı bir veri olmamıştır. Telefon bu şifrelerle açılmadığı tespit edilmiştir.
WhatsApp, Telegram ve BİP gibi uygulamalardaki irtibatlı olduğu kişilerin profil hareketlerinin, yazışma kayıtlarının ve olası uzaktan müdahale şüphelerinin açığa çıkarılması talep edilmiştir.
Karşılığında, 06.01.2025 tarihinde Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan Dijital Materyal İnceleme Raporu dosyaya kazandırılmış; 22.01.2025 tarihinde soruşturmada adı geçen kişilerin Telegram ve diğer programların kayıtları ile Rojin’le olan yazışmaları tutanağa bağlanmış; 24.01.2025 tarihinde Telegram temsilciliği ile daha önce resmî yazışma yapılıp yapılmadığı denetlenerek müzekkere süreci takip edilmiş; 31.01.2025 tarihinde ise cihazdaki Google hesabı, Instagram aramaları ve e-posta geçmişi dosyaya alınmıştır. Bu yönlü çalışmalar detaylandırılmıştır.
Varsa silinmiş verilerin geri getirilmesi ve cihaz üzerinde kapsamlı teknik kurtarma işlemlerinin yapılması talep edilmiştir.
Karşılığında, telefonun önce Van Kriminal Laboratuvarı, ardından bilirkişi, sonrasında siber inceleme birimleri ve nihayet uluslararası teknik imkânlar çerçevesinde değerlendirmeye alındığı; bu kapsamda hem yerli hem yabancı teknik inceleme yollarının denendiği, ancak cihazın açılamaması nedeniyle veri kurtarma işlemlerinin tüm yönleriyle sonuçlandırılamadığı anlaşılmıştır.
Telefon içeriğinin, SIM kart verilerinin ve dijital materyallerin tam olarak çözümlenerek Rojin’in kimlerle iletişim kurduğunun, hangi dijital platformlarda ne tür hareketler gerçekleştirdiğinin ortaya çıkarılması talep edilmiştir.
Karşılığında, soruşturma makamlarınca cihazdan ve bağlantılı dijital hesaplardan elde edilebilen veriler dosyaya aktarılmış; Telegram yazışmaları, Google hesap verileri, Instagram aramaları ve e-posta geçmişi bakımından tutanaklar düzenlenmiş; ancak cihaz şifresinin çözülememesi nedeniyle tam kapsamlı içerik erişimi sağlanamamıştır.
4. HTS Kayıtları, Baz Verileri, PTS Sorguları ve Şüpheli Araç Araştırmaları:
14/10/2024 tarihinde, Rojin’in kaybolduğu saatlerde kaybolduğu alana ilişkin baz istasyonlarından baz kayıtlarının alınması talep edilmiştir. Karşılığında, baz verilerinin teknik olarak değerlendirilmesine yönelik inceleme süreci yürütülmüş; 23.01.2025 tarihinde baz istasyonu bilgisinin coğrafi yapı veya teknik nedenlerle tam olarak tespit edilemediğine dair netleştirme tutanağı dosyaya eklenmiş, 31.01.2025 tarihinde ise hazırlanan geniş kapsamlı araştırma tutanağında BTK kayıtlarında eşleşen baz istasyonu verileri ile ortak sinyaller analiz edilmiştir. Alanda bulunan baz istasyonun sayısının sınırlı olması, bu bazlardan sinyal alan hatların çokça olması nedeniyle baz verileri üzerinden Rojin’in hareketleri tespit edilememiştir.
04/11/2024 tarihinde, Rojin Kabaiş’e ait telefon inceleme raporunun ve HTS kayıtlarının celbi talep edilmiştir. Karşılığında, soruşturma kapsamında Rojin, aile, arkadaş çevresi ve şüpheliler yönünden HTS ve IMEI verileri toplanmış; bu teknik veriler üzerinden iletişim ve sinyal eşleşmelerine ilişkin incelemeler derinleştirilmiştir. Bağlantı tespit edilen kişiler yönünden ifade işlemleri, olay tarihinde bulundukları yer tespiti ve dosyadaki deliller ile karşılaştırmaları yapılmıştır.
İleriki bir tarihte, Rojin’in cansız bedeninin bulunduğu Mollakasım Köyü’nde baz sinyali veren telefon numaralarının tespiti, bu numaraların Rojin’in kaybolduğu yerde sinyal veren numaralarla uyuşup uyuşmadığının karşılaştırılması, eşleşme olması hâlinde ise ilgili hat kullanıcılarının belirlenerek dosyadaki delillerle uyum durumunun tespiti, uyuşmanın bulunması halinde şüpheli sıfatıyla ifadelerinin alınması talep edilmiştir.
Bilahare, Rojin’in aile bireylerinin ve Van’a geldiği tarihten itibaren irtibat kurduğu kişilerin telefon sinyal bilgilerine ilişkin baz verilerinin alınması talep edilmiştir.
Bilahare, Rojin’in YYÜ sahil bölümünde en son görüldüğü alan ile telefonunun bulunduğu sahil kısmında, belirtilen gün ve saat aralığında başkaca telefon numaralarının sinyal verip vermediğinin tespiti talep edilmiştir.
10/10/2024 tarihli kolluk tutanağında yer alan araç maliklerin tespiti, olay gününe ilişkin ifadelerinin alınması ve o gün iddialarda yer alan beyaz aracın tespiti ile araçta bulunan erkekler varsa bunların kimliğinin belirlenmesi talep edilmiştir.
Karşılığında, şüpheli araçlara yönelik araştırma kapsamında 04.10.2024 ve 05.10.2024 tarihlerinde bölgedeki araçlar incelendiği tutanak altına alınmış, PTS görüntüleri tetkik edilmiş, 135 araca ilişkin genel inceleme tutanağı hazırlanmış ve ayrıca 11 spesifik araca yönelik araştırma tutanağı düzenlenmiştir. Bu suretle olay günü araç hareketliliği ve araçlarda bulunan kişilere ilişkin araştırma hattı oluşturulmuştur. Ancak araştırmalar yüzeysel yapılmış ve bu hususta anlamlı bir sonuç tarafımıza iletilmemiştir. Bahse konu araştırmada PTS verileri üzerinden araç hareketleri incelenmiş, ilgili araçların Diyarbakır ili irtibatlı olmadıkları tespit edilmiştir. Tarafımızca bu incelemenin eksik olduğu, ilgili araçların malikleri ve PTS kayıtları üzerinden hareketleri talep edilmiştir. PTS kayıtları dosya ikmal edilmiş fakat araç malik bilgisi henüz dosyaya ikmal edilmemiştir.
03/01/2024 tarihli dilekçe ile, Rojin Kabaiş’in kaybolduğu yer ile cansız bedeninin bulunduğu yer arasındaki baz verilerinin incelenmesi, sinyal veren telefon numaralarının tespit edilmesi, bunların kıyaslanarak uyum varsa ortak veri veren hat sahiplerinin şüpheli olarak dosyaya dahil edilmesi talep edilmiştir.
Rojin’in kaybolma bölgesi ile cansız bedeninin bulunduğu bölge arasında ortak sinyal veren telefon hatlarının, başka bir ifadeyle çapraz BAZ/HTS verilerinin tespiti talep edilmiştir.
Plaka Tanıma Sistemi kayıtlarının geriye dönük sorgulanması talep edilmiştir.
Karşılığında, ilk aşamada düzenlenen 04.10.2024 ve 05.10.2024 tarihlerinde PTS görüntüleri tetkik edilmiş; devamında 10.01.2025 tarihinde Tuşba Bardakçı ve Tuşba–Erciş yolu üzerindeki polis telsiz ses kayıtları ile PTS verilerinin BTK ve emniyet birimlerinden temini için resmî müzekkerler yazılmıştır.
Kabaiş Ailesinin işaret ettiği, üzerinde kamera bulunan GSM baz istasyonu direğinin incelenmesi talep edilmiştir.
Karşılığında, 04.03.2025 tarihinde söz konusu baz istasyonu direği incelenmiş; verilen cevabi yazıda kameranın anlık olduğu, ancak kayıt yapmadığı belirtilmiş ve direk üzerindeki kameranın olay tarihinden sonra söküldüğü tutanakla raporlanmıştır.
Kabaiş ailesine yönelik tehdit içerikli yerli ve yabancı numaraların tespiti, soruşturulması ve bunların olayla bağlantısının incelenmesi yönünde ek yazılı taleplerde bulunulmuştur.
5. Fiziksel Deliller, Olay Yeri Bulguları ve İz İncelemelerine İlişkin Talepler ile Yapılan İşlemler
28/09/2024 sabahı bulunan ve Rojin’e ait olduğu ifade edilen su şişesi, kek ve telefonun kimler tarafından bulunduğunun belirlenmesi, bu kişilerin ifadelerinin alınması ve söz konusu eşyalar üzerinde parmak izi incelemesi yapılması talep edilmiştir.
Karşılığında ilk inceleme ve tespit tutanakları hazırlanmış; devamında Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğünce uzmanlık raporu savcılığa sunulmuştur.
Rojin’e ait olduğu ifade edilen eşyaların bulunduğu yerde, Rojin dışında başka kişilere ait ayak izi veya sair fiziksel iz bulunup bulunmadığının araştırılması talep edilmiştir.
Karşılığında, olay yerine ve eşyalara ilişkin fiziksel inceleme süreci yürütülmüş; uzmanlık raporu ile eşyalar üzerindeki izler mukayeseye tabi tutulmuştur.
Rojin’in kıyafetlerinin incelenmesi ve inceleme sonrasında aileye teslim edilmesi talep edilmiştir.
Karşılığında, olay yeri ve fiziksel bulgular kapsamında eşyalar ile bağlantılı inceleme süreci işletilmiş; sonrasında eşyalar aileye teslim edilmiştir.
12/12/2024 tarihli dilekçe ile, Rojin’in ayağında bulunduğu belirtilen terlikle ilgili aramalara devam edilmesi ve bu aramaların tüm Van Gölü kıyısını kapsayacak şekilde genişletilmesi talep edilmiştir. Tahkikat Bitlis ili göl sınırlarında bulunan yerlerde dahil olmak üzere genişletilmiş, şu ana kadar Rojin’in terliğine ulaşılamamıştır.
Uzmanlık raporunda geçen 5 adet vücut izinin, Rojin’e ait olduğu belirtilen telefon, kulaklık, kek ve suyu bulan şahıslarla eşleştirilmesi talep edilmiştir.
Karşılığında, yapılan kriminal incelemeler sonucunda eşyadan elde edilen izlerden ikisinin, eşyayı bulan kişiyle eşleştiği belirlenmiştir. Diğer izlerin Rojine ait olduğu belirlenmiştir. Bu suretle eşya üzerindeki izler bakımından mukayese işlemi yapılmıştır.
03/10/2024 tarihinde bulunan ve Rojine ait olduğu değerlendirilen bonenin nerede bulunduğunun tespiti ile bu yerin, Rojin’in kaybolduğu yerle arasındaki mesafenin belirlenmesi talep edilmiştir.
Karşılığında, olay yeri ve fiziksel bulguların konumlandırılmasına yönelik inceleme süreci işletilmiş; bonenin bulunduğu yerin olay hattı içindeki konumunun netleştirilmesine ilişkin işlemler dosyaya ayrıca işlenmek üzere değerlendirilmiştir. Olay yerini ve bulunan eşyaları oluşturan genel harita bone sonrası oluşturulmuş ve eşyaların bulunduğu yerler somutlaştırılmıştır.
Olay yerinde ve Rojinin şahsi eşyalarında bulunan parmak ve vücut izlerinin tespiti ile veri tabanları ve ilgili kişiler üzerinden karşılaştırılması talep edilmiştir.
Karşılığında, ilk inceleme ve tespit tutanakları hazırlanmış; uzmanlık raporu savcılığa sunulmuştur.
Kek, market ve yemek bağlantılı fiziksel bulguların olay anı ile ilişkilendirilmesi talep edilmiştir.
Karşılığında, market ve kek içeriğine dair olay anına yönelik net bir tespitte bulunulamadığı tutanak altına alınmış bu durum halen gölgede kalmıştır.
Rojin Kabaiş’in kaybolduğu tarihten sonra başka bir yemek ya da gıda tüketip tüketip tüketmediğinin tespiti açısından ceset incelenmesinde midede çıkan atık ile yurda son yediği akşam yemeğinde bulunan gıdalarla aynı olup olmadığının tespiti talep edilmiştir.
Karşılığında Rojin Kabaiş’in olay tarihinde yurttaki yediği gıdalar tespit edilmiş ve akabinde adli tıpa müzekkere yazılarak tespiti istenmiş, ATK tarafından olumsuz cevabi yazının akabinin de Tarım müdürlüğüne sorulmuş, tarım müdürlüğünce de olumsuz dönüt yapılmıştır.
6. DNA Örnekleri, Karşılaştırma, Laboratuvar Raporları ve Bulaş Riskinin Bertaraf Edilmesi:
Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesi raporunda alınan 2 adet eküvyondan 2 farklı Erkeğe ait DNA tiplemeleri elde edildiği ancak örneklerde şüpheli bir bulgu tespit edilemediği ifade edilmiştir. Bu tespit üzerine öncelikle bulaş riskinin bertaraf edilmesi gerekliliği belirtilmiştir.
İlk raporda belirtilen hususların aydınlatılması talebiyle , tespit edilen iki erkek DNA’sının hangi vücut bölgelerinden alındığının, kime ait olduğunun ve bu DNA bulgularının şüpheli nitelikte bir delil oluşturup oluşturmadığının araştırılması talep edilmiştir.
Genişletilmiş Adli Tıp Kurumu incelemesi talep edilerek; erkek DNA’larının hangi vücut bölgelerinden alındığının açıklanması, kim/kimlere ait olduğunun belirlenmesi, Adli Tıp Kurumunun belirttiği bulaş riskinin hangi bilimsel yöntemlerle tespit ettiğinin açıklanması, cansız bedeni taşıyan personel, otopsi görevlileri ve temas ihtimali bulunanlar yönünden de DNA alınarak bulaş ihtimalinin araştırılması ve bulaş ihtimali dışlanırsa bu DNA’ların şüpheli DNA kabul edilerek soruşturmanın genişletilmesi istenmiştir.
Aynı tarihte ayrıca, cansız bedenin bulunduğu yerden otopsi sürecine kadar görev yapan kişiler yönünden DNA bulaş (kontaminasyon) riskinin araştırılması istenmiştir.
Rojin’in akciğerlerinde su bulunmamasına rağmen ölüm nedeninin suda boğulma olarak tespiti hususunun aydınlatılması istenmiştir. Bu kapsamda 03.01.2025 tarihli dilekçe ile "Diatom testi" yapılıp yapılmadığının sorulması, yapılmışsa raporun dosyaya celbi, yapılmadıysa fethi kabir (mezarın açılması) dahil tüm yöntemlerle bu testin yapılması; bu yöntemle Rojin’in suda mı yoksa suyun dışında mı boğulduğunun tespiti ve otopsi sırasında alınmış bulunan numuneler ile maktulün yuttuğu suyun Van Gölü suyu mu yoksa başka bir su mu (örneğin musluk suyu veya tatlı su) olduğunun belirlenmesi istenmiştir.
Karşılığında ATK cevabı yazıda diatom bilimsel yönteminin Türkiye’de uygulanmadığı, uygulanamayacağı ve bilimsel olarak sağlıklı bir yöntem olmadığı belirtilmiştir.
ATK raporunda ölüm zamanına ilişkin kesin ve bilimsel bir kriter sunulmadığı belirtilerek, bedenin suda ne kadar süre kaldığının ve kesin ölüm tarihinin bilimsel yöntemlerle tespiti talep edilmiştir. İlk günden kaldığı olası muteber olduğu açıklanınca bu kanıya nasıl varıldığı ek bir taleple sorulmuştur.
İstanbul Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulu raporuna karşı dilekçe sunularak, raporda yer alan ölüm tarihi değerlendirmesinin hangi bilimsel verilere dayandığının açıklanması, Rojin’in kaç gün suda kaldığının bilimsel yöntemle ortaya konulması ve DNA yönünden daha önce ileri sürülen taleplerin tekrar değerlendirilmesi talep edilmiştir.
Bu talebe bağlı olarak, sonraki süreçte Adli Tıp Kurumu rapor örneğine erişim yönündeki girişimler sürdürülmüş; ayrıca 10.10.2025 tarihinde İstanbul Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan son raporun bir örneğinin tarafımıza verilmesi yeniden talep edilmiştir.
10.03.2025 tarihinde, Gözlemci Hekim Değerlendirme Raporundaki bulgular doğrultusunda yeniden bilirkişi incelemesi yapılması ve bu çerçevede İstanbul Adli Tıp Kurumundan yeniden rapor alınması talep edilmiştir.
Aynı talepte, raporda yer alan erkek DNA bulgularının yeniden değerlendirilmesi gerektiği özellikle belirtilmiştir.
Bu doğrultuda ilerleyen süreçte morg ihtisas dairesince DNA incelemeleri genişletilmiş; önce örnek alımları yapılmış, ardından karşılaştırma ve eşleştirme raporları dosyaya alınmıştır.
ATK tarafından tespit edilen Erkek DNA’larının bulunduğu bölgenin uzun süre dosyaya rapor olarak sunulmaması, Dönemin Cumhuriyet Başsavcılığınca açıklanan DNA bölgelerinin dosyadaki karşılığı raporunun bulunmaması nedeni ile ATK hakkında delillerin karartılması ve soruşturmanın sürüncemede bırakılması nedenleriyle suç duyurusunda bulunulmuştur.
Suç duyurusu sonrası 10.10.2025 tarihinde, İstanbul Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesi raporunda sternum ve intravajinal bölgede iki farklı erkek DNA’sı bulunduğunun bildirilmesi üzerine, soruşturmanın DNA eksenli olarak genişletilmesi talep edilmiştir.
Aynı tarihte ayrıca, 25-27 Eylül tarihlerinde görev yapan tüm KYK erkek personelinden DNA alınması, üniversitede görev yapan tüm özel güvenlik görevlilerinden DNA alınması, dosyada tespiti yapılmış tüm erkeklerden DNA alınması, ayrıca beyaz araç sahiplerinin tespiti ile şüpheli bir durumun tespit edilmesi durumunda araçlarda bulunan erkeklerden DNA alınarak, bunların tamamının maktulde tespit edilen erkek DNA’larıyla karşılaştırılması talep edilmiştir.
Sürecin bütününde, arama, kurtarma, taşıma ve otopsi süreçlerinde yer alan resmî görevliler ile yakın çevrede bulunan erkek şahıslardan kan örnekleri toplanarak bulaş riskinin bertaraf edilmesinden sonra denetlenmesi yönünde işlemler yapılmıştır. Rapor tarihi itibariyle de Bu DNA alım işlemleri devam etmektedir.
Bu suretle, soruşturma makamınca bulaş ihtimalinin bertaraf edilmesine ve erkek DNA’larının kimliklendirilmesine dönük teknik işlem yürütülmüştür.
Bununla birlikte, müşteki tarafınca talep edilen “çevre köylerdeki ve kampüsteki tüm erkeklerden toplu DNA taraması yapılması” istemi, savcılık tarafından genele matuf, soyut ve ölçüsüz bulunarak reddedilmiştir. Nizamettin Kabaiş tarafından bu talep yenilenmiş aynı gerekçelerle talep ret edilmiştir.
Kamuoyuna yansıyan iddialar dayanak gösterilerek söz konusu YYÜ Rektörü ve adı geçen yiyenine ait DNA kıyaslaması talep edilmiş, bu talep doğrultusunda kan örnekleri alınarak inceleme gerçekleştirilmiştir.
Hâlihazırda yürütülen DNA incelemeleri kapsamında, 490 kişiye ait DNA incelemesinin gerçekleştirildiği, 500 kişiye ait DNA örneğinin daha incelemeye tabi tutulacağı ve DNA incelemesi yapılmak üzere toplamda yaklaşık 2.000 erkeğe ait örneğin ayrıştırıldığı yönünde tarafımıza bilgi verilmiştir.
7. Adli Tıp Süreci, Otopsi Raporu Çelişkileri ve Tıbbi İncelemeler:
İstanbul Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından hazırlanan raporda ölüm nedeninin "suda boğulma" olarak belirtilmesine karşın, Van Barosu bu raporun bilimsel dayanaklardan yoksun ve yetersiz olduğunu savunarak soruşturmanın derinleştirilmesini talep etmiştir:
Diatom Testi ve Akciğer Bulguları: Rojinin akciğerlerinde su bulunmamasına rağmen ölüm nedeninin suda boğulma olarak tespitinin açıklanması talep edilmiştir. Bu kapsamda "Diatom testi" yapılıp yapılmadığının sorulması, yapılmadıysa fethi kabir (mezarın açılması) dahil tüm yöntemlerle bu testin yapılması; Rojinin yuttuğu iddia edilen suyun Van Gölü suyu mu yoksa başka bir su mu olduğunun belirlenmesi istenmiştir.
Ölüm Zamanı ve Suda Kalma Süresi: ATK raporunda ölüm zamanına ilişkin kesin ve bilimsel bir kriter sunulmadığı belirtilerek, bedenin suda ne kadar süre kaldığının ve kesin ölüm tarihinin bilimsel yöntemlerle tespiti talep edilmiştir. İlk günden beri suda kalabileceği olası muteber olduğu açıklanınca bu kanıya nasıl varıldığı ek bir taleple sorulmuştur. Ayrıca vücutta bulunan inaktive larvaların suda ve karada kalma aşamaları ve süreleri sorularak, bu eksende Rojin’in ne kadar süre suda kalmış olma ihtimalinin tespiti istenmiştir.
Erkek DNA Bulguları, Elbiselerin İnceleme Yöntemi ve Bulaş Riski: Rojinin üzerinde iki farklı erkek DNA'sının tespit edildiği, bulaş riski olan herkesin DNA örneklerinin alınarak bu bulgularla karşılaştırılmasını; şüpheli DNA'ların ise cenazeyi taşıyanlar dışındaki olası şüpheliler yönünden taranmasını istemiştir. Ayrıca otopsi raporunda elbiseler üzerinde yalnızca yüzeysel inceleme yapıldıktan sonra elbiselerin kağıt torbalara konulup incelenmek üzere Emniyet Müdürlüğü görevlilerine teslim edildiği belirtilmiştir. Ancak elbiseler üzerindeki biyolojik ve DNA incelemelerinin Emniyet yerine uzmanlık kurumu olan Adli Tıp Kurumu tarafından yapılması gerektiği, elbiselerde başkaca kişilere ait DNA profillerinin bulunup bulunmadığının bilimsel yöntemlerle saptanması Van Barosunca talep edilmiştir.
Regl Durumu, Kullanılmış Ped Bulgusu ve Cinsel Saldırı Olasılığı (17.12.2024): Rojinin kaybolduğu gün (27.09.2024) regl olduğu ve şiddetli regl sancısı çektiğini kız kardeşi ile paylaştığı, Rojinin ailesine teslim edilen şahsi eşyaları arasında bulunan ped paketi içinde bir pedin eksik olduğu tespit edilmiştir. Bu kritik bulgular ışığında, Rojinin regl döneminde olmasının ve bedenindeki diğer verilerin olası bir cinsel saldırı veya cinsel amaçla hürriyeti tahdit eylemine işaret edip etmediği, bu durumun delillerin yok olmasına yahut karartılmasına bir etkisinin bulunup bulunmadığı hususunun jinekolojik ve adli tıp uzmanları marifetiyle detaylıca analiz edilmesi talep edilmiştir.
Rojine Ait Terliklerin Aranmasına Devam Edilmesi Talebi: Rojinin kaybolduğu yerin tespiti ve cansız bedeninin suda sürüklenme yönünün (illiyet bağının) tam olarak aydınlatılması açısından dosyaya önemli katkılar sunacağı şüphesiz olan, Rojinin ayağındaki terliklerin bulunması amacıyla daha önce yürütülen arama çalışmalarına devam edilmesi; bu çalışmaların tüm Van Gölü kıyısının tamamını kapsayacak şekilde kıyı şeridi boyunca genişletilerek icra edilmesi talep edilmiştir.
Cansız Bedendeki Çorap Eksikliği ve Yurttan Çıkış Görüntüleri: Rojinin cansız bedeni bulunduğunda ayağında çorap olmadığının tespit edilmesi üzerine; Rojinin yurttan çıkış anına dair kamera görüntülerinin çok yüksek çözünürlükte incelenerek, yurttan ayrıldığı esnada ayağında çorap bulunup bulunmadığının netleştirilmesi, şayet çıkışta çoraplı olduğu tespit edilirse suda kaldığı süreçte çorapların kendiliğinden çıkıp çıkamayacağının veya bu durumun harici bir müdahaleye (sürüklenme, zorlama vb.) işaret edip etmediğinin adli tıbbi açıdan değerlendirilmesi istenmiştir.
Gözlemci Doktorun Otopsiye Dahil Edilmesi ve Ek Rapor İddiaları Araştırılması Talebi: Soruşturmanın sıhhati ve şeffaflığı açısından, otopsi işlemlerine Van Barosu'nu temsilen bir gözlemci uzmanın/doktorun katılımı sağlanmıştır. Gözlemci doktor tarafından hazırlanan ek raporda yer alan tespitler, bulgular ve iddialar doğrultusunda, ilk otopsi sürecinde eksik veya yetersiz kalmış olabilecek tüm tıbbi ve adli yönlerin (doku örneklemesi, travma analizi, bulguların detaylandırılması) yeniden ve derinlemesine araştırılması resmi olarak talep edilmiştir. Gözlemci doktorun ek raporunda işaret ettiği şüpheli travmatik bulgular, hyoid kemik bölgesindeki anormallikler ve tırnak altı doku örnekleri gibi kritik verilerin, ATK'nın genel geçer "suda boğulma" tespitiyle geçiştirilemeyeceği; bu iddiaların tıp bilimi kurallarına göre yeniden incelenmesi ve ek mütalaa alınması gerektiği vurgulanmıştır.
Göl Akıntıları ve Bilirkişi Raporu Talebi: Rojin R. K.'in kaybolduğu yer ile cansız bedeninin bulunduğu yer arasındaki mesafe dikkate alınarak; Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Deniz Bilimleri Fakültesi'nden uzman bir heyet vasıtasıyla Van Gölü'nün dip akıntısı, dalga yönü, rüzgar durumu ve bir bedenin bu mesafede sürüklenip sürüklenemeyeceğine dair bilimsel rapor alınması talep edilmiştir. Bu kapsamda KTÜ tarafından bilimsel rapor dosyaya kazandırılmıştır.
8. Tanık, Bilgi Sahibi ve Şüpheli Beyanlarının Alınması:
Rojin Kabaiş'in kaybolduğu tarihten cansız bedeninin bulunduğu tarihe kadar geçen süreçte; olayla ilgisi olabileceği veya olaya ilişkin bilgi sahibi olduğu değerlendirilen tüm kişilerin beyanlarının alınması yönünde ayrıntılı taleplerde bulunulmuştur. Bu kapsamda; arama çalışmalarına katılan kişiler, arama faaliyetlerinde görev alan kişiler, çeşitli sosyal medya hesaplarından ihbar veya paylaşımda bulunan kişiler, Rojin'in ölümüne ilişkin bilgi sahibi olabileceği değerlendirilen , sahil kenarında bulunan eşyalarını bulan kişiler, yurtta kaldığı üç günlük süre içerisinde iletişim kurduğu kişiler, yurtta ve üniversitede bulunan öğrenciler, oda arkadaşları, Diyarbakır'da bulunan arkadaşları, Diyarbakır’da ameliyatına giren sağlık personelleri ile servis çalışanları ve mütevefanın akrabaları, yurtta görev yapan güvenlik personeli, üniversitenin güvenlik müdürü, arama çalışmalarına katılan kolluk görevlileri, baba Nizamettin Kabaiş ile aile tarafından şüpheli görülen kişiler hakkında bilgi sahibi olduğu değerlendirilen kimseler ile Rojin'in ölümü hakkında bilgi sahibi olabileceği düşünülen diğer tüm kişilerin ifadelerinin alınması talep edilmiştir. Taleplerimiz doğrultusunda bu kişilerin tamamının beyanları alınmış, eksikliklerin giderilmesi amacıyla bazı kişilerin ifadelerine birden fazla kez başvurulmuştur. Ayrıca, bu kişilerin Rojin'in ölümüne ilişkin herhangi bir bilgilerinin bulunup bulunmadığının, Rojin ile aralarında bir iletişim olup olmadığının, varsa bu iletişimin zamanı, şekli ve içeriğinin ayrıntılı olarak ortaya konulması ile sosyal medya üzerinden yapılan ihbarların ve diğer bildirimlerin detaylı şekilde incelenmesi yönünde de taleplerde bulunulmuş ve bu taleplerimiz doğrultusunda beyanlar alınmıştır.
9. Kurumsal İhmal İddiaları ve İdari Güvenlik Zafiyetleri:
Kampüs içi ve olay yerinde güvenlik zafiyetleri, sahil şeridindeki aydınlatma yetersizlikleri, çalışmayan veya sökülen kamera sistemleri ile öğrencinin yurda dönmemesi üzerine yurt idaresinin aileye zamanında haber vermemesi başlıklarında idari ihmali bulunan görevlilerin tespit edilerek cezai soruşturmaya dahil edilmesi talep edilmiştir. Van YYÜ Rektörü ve yurt müdürü hakkında Van Barosu Başkanlığınca Sinan ÖZARAZ imzalı 24.12.2024 Tarihli dilekçe ile şikayette bulunulmuştur. YYÜ hakkında YÖK yasası gereğince soruşturma bu yasa çerçevesinde tefrik edilerek devam ettirilmiştir.
Yurt yetkilileri ile ilgili Van Valiliğinin soruşturma izni vermemesi üzerine Bölge İdare mahkemesinde dava açılmış, 02/04/2026 tarihinde Van Valiliğinin vermiş olduğu soruşturma izni verilmemesine dair karar kaldırılarak ilgililer hakkında soruşturma başlatılmıştır. Soruşturma derdest olup devam etmektedir.
Yine baromuzca İstanbul Adli Tıp Kurumu ve İstanbul Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan raporda Rojin Kabaiş’ten alınan iki DNA örneğinin hangi vücut bölgesinden elde edildiği bilgisine yer verilmemesinden dolayı Van Cumhuriyet Başsavcılığının göndermiş olduğu müzekkerelere cevap vermemesinden dolayı ilgili ATK görevlileri hakkında şikayetçi olunmuştur.
Toplanan idari belgelere ve ifadelere rağmen, ihmal hattının hangi görevlileri yönünden doğrudan bir cezai sorumluluğa veya açılacak bir kamu davasına dönüştürüleceği hususu belirsizliğini korumaktadır.
5. Van Barosu ve Van Barosu Kadın Hakları Merkezinin Yürüttüğü çalışmalar:
Van Barosu Kadın Hakları Merkezi (KHM) ve Van’da bulunan Van Kadın Platformu başta olmak üzere birçok kadın örgütü; şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden Rojin Kabaiş’in ölümünün ardından maddi gerçeğin ortaya çıkarılması, hukuki sürecin etkin bir şekilde işletilmesi ve adalet talebinin gür sesle duyurulması amacıyla faaliyetler yürütmüştür.
Yürütülen Çalışmalar Şu şekildedir;
29.09.2024: Van Barosu KHM tarafından Rojin Kabaiş'in arama çalışmalarının etkin bir soruşturma yapılıp yapılmadığının tespiti için kampüs ziyareti gerçekleştirilmiştir.
30.09.2024: Van Kadın Platformu, Van Emek ve Demokrasi Platformu ile birlikte kampüs sahasına kitlesel ziyaret düzenlenmiştir.
07.10.2024: Van KHM tarafından baro kadın hakları merkezlerinin katılımıyla "Sessizlik Öldürür" temalı ortak video çalışması yayınlanmıştır.
10.10.2024: ROJİN KABAİŞ olayına ilişkin sürece dair gözlem metni yayınlanmıştır.
16.10.2024: Van Barosu KHM koordinesinde bölge baroları toplantısı yapılarak Rojin Kabaiş dosyası ele alınmıştır.
10.11.2024: Sosyal medyada "#RojinKabaiş" ve "#rojineadalet" etiketleri (hashtag) ile dijital farkındalık çalışması yürütülmüştür.
14.11.2024: Baro KHM bünyesinde Rojin Kabaiş davasına ilişkin kamuoyunu bilgilendirme çalışması yapılmıştır.
20.11.2024: Baro heyeti tarafından Rojin Kabaiş'in ailesine taziye ve dayanışma ziyareti gerçekleştirilmiştir.
07.12.2024: Baro KHM tarafından kamuoyunu ve basını bilgilendirme toplantısı düzenlenmiştir.
17.12.2024: KHM tarafından sürece dair basını bilgilendirme ve kamuoyu açıklaması yapılmıştır.
24.12.2024: Diyarbakır Barosu KHM ile birlikte Rojin Kabaiş dosyasının takibi amacıyla soruşturma savcısı makamında ziyaret edilerek dosya incelemesi ve savcı ziyareti gerçekleştirilmiştir.
03.01.2025: Sosyal medyada "Kısıtlılık Kaldırılsın", "Rojin İçin Adalet" ve "Rojine ne oldu" etiketleri (hashtag) ile adalet kampanyası başlatılmıştır.
06.01.2025: Konuya ilişkin basın açıklaması gerçekleştirilmiştir.
07.01.2025: Sosyal medyada yürütülen adalet ve kısıtlılık kararının kaldırılması yönündeki dijital eylemlilik devam ettirilmiştir.
10.01.2025: Üniversite kampüsünde Rojin Kabaiş için kitlesel meşaleli yürüyüş gerçekleştirilmiştir. Aynı tarihte kadın kurumlarının imzasıyla "Rojin Kabaiş'in Şüpheli Ölümü Aydınlatılsın" başlıklı ortak basın metni kamuoyuyla paylaşılmıştır.
14.01.2025: Van Cumhuriyet Başsavcılığı (CBS) tarafından dosyanın takibi için ikinci bir Cumhuriyet Savcısı görevlendirilmiştir.
24.01.2025: Van Barosu KHM tarafından "119 Gün Oldu" etiketiyle (hashtag) sosyal medya farkındalık çalışması yürütülmüştür.
29.01.2025: Baro KHM heyeti tarafından dosyaya bakan yeni Cumhuriyet Savcısı ile adliyede görüşme gerçekleştirilmiştir.
08.03.2025: 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında "Rojin Kabaiş Dosyasında Adalet" talebiyle kitlesel basın açıklaması yapılmıştır.
14.03.2025: Dönemin adalet bakanı Yılmaz TUNÇ ile Rojin Kabaiş dosyası ve hukuki sürece ilişkin yüz yüze bir görüşme gerçekleştirilmiş ve Van Barosunun soruşturma sürecinin daha etkin yürütülmesi hususundaki talepleri doğrudan dönemin Adalet Bakanına iletilmiştir.
16.03.2025: Diyarbakır’da Rojin Kabaiş ailesine Baro Başkanlığı tarafından ziyaret gerçekleştirilmiştir.
15.08.2025: Van Barosu KHM tarafından "Rojin Kabaiş için adalet mücadelemiz devam edecektir" başlıklı kurumsal bildiri metni hazırlanarak kamuoyuyla paylaşılmıştır.
17.09.2025: Rojin Kabaiş'in ailesi, Baro başkanı ve baro yönetiminden oluşan heyet; dosya savcısı ile makamında görüşme gerçekleştirerek dosya ile ilgili süreç değerlendirmesi yapmıştır.
26.09.2025: VAN Kadın Platformu tarafından "Rojin için Adalet" metni yayınlanmıştır.
27.09.2025: KHM koordinesinde "Rojin için Yürüyoruz" sloganıyla kitlesel yürüyüş gerçekleştirilmiştir.
11.10.2025: Diyarbakır'da basın açıklaması yapılmıştır.
13.10.2025: Van Kadın Platformu ortaklığıyla Adli Tıp Kurumu (ATK) önünde kitlesel basın açıklaması yapılmıştır.
14.10.2025: Sosyal medyada "Rojin İçin Adalet" etiketleri (hashtag) ile geniş çaplı dijital eylem gerçekleştirilmiştir.
15.10.2025: Rojin Kabaiş için Van kadın platformu "Rojin için yürüyoruz" eylemine katılmıştır.
16.10.2025: Van KHM koordinasyonunda bölge barolarının ve kadın hakları merkezlerinin katılımıyla genişletilmiş koordinasyon toplantısı yapılmıştır.
18.10.2025: Rojin Kabaiş dosyasındaki kısıtlılık kararına yapılan itirazlar ve yürütülen hukuki süreçler hakkında bölge barolarıyla ortak açıklaması yapılmıştır.
02.11.2025: Rojin İçin Adalet Komisyonu ile ortaklaşa panel ve broşür dağıtımı faaliyeti gerçekleştirilmiştir.
09.11.2025: Aile, Baro ve KHM heyetine ziyaret yaptı.
13.11.2025: Aile ile birlikte Cumhuriyet Savcılığı ziyaret edilerek; Rojin Kabaiş soruşturma dosyasına ilişkin adli süreç hakkında bilgi alınmıştır.
18.11.2025: Hukuki sürecin takibi amacıyla adli makamlarla görüşmeler ve dosya incelemeleri devam edilmiştir.
04.12.2025: Rojin Kabaiş'in anısına hazırlanan belgesel çalışması kapsamında yönetmen ile görüşme ve ön hazırlık ziyareti yapılmıştır.
05.12.2025: Rojin Kabaiş soruşturma dosyasına ilişkin güncel gelişmeleri içeren kapsamlı bir basın açıklaması düzenlenmiştir.
09.01.2026: Hukuki süreçlerin gidişatına dair kamuoyunu bilgilendirme amacıyla basın açıklaması yapılmıştır.
16.03.2026: Diyarbakır'da düzenlenen "Kırık Terazi" belgesel gösterimine katılım sağlanarak, Rojin Kabaiş davası ve kadın cinayetlerine karşı adalet vurgusu yapılmıştır.
06.05. 2026 tarihinde Nizamettin Kabaiş ile birlikte dava takip komisyon üyesi meslektaşımız ile birlikte Adalet Bakanı Akın Gürlek ile dosya hakkında görüştürme gerçekleşmiş ve eksik hususların tamamlanması talep edilmiştir.
Yine bir çok farklı tarihlerde olmak üzere gerek Van Barosu Başkanlık düzeyinde gerekse dava takip komisyonun üzerinden Van Cumhuriyet başsavcılığıyla defaatle görüşmeler gerçekleştirilmiş, dosyada eksik ve tamamlanmamış hususların takibi yapılmıştır. Bu görüşmelerin bir kısmına da Kabaiş ailesi üyeleri eşlik etmiştir.
SONUÇ VE DEĞERLENDİRME:
Rojin Kabaiş soruşturma dosyasında gelinen aşama göstermektedir ki; şimdiye dek Van Barosu olarak yürütülen hukuki ve toplumsal dava takibimiz neticesinde dosya genişletilmiş, soruşturma yalnızca ilk tespitlerle sınırlı bırakılmayarak çok yönlü bir inceleme sürecine dönüştürülmüştür. Kamera kayıtları, dijital materyaller, HTS ve baz verileri, parmak izi ve DNA incelemeleri, adli tıp değerlendirmeleri, tanık beyanları ve kurumsal ihmal iddiaları yönünden birçok başlık soruşturma konusu yapılmış; kamuoyunun ve ailenin adalet talebi karşısında dosyada yeni araştırma ve inceleme süreçleri Van barosu öncülüğünde başlatılmıştır.
Tüm bunlara rağmen dosyada halen açıklığa kavuşturulması gereken çok önemli hususlar bulunmaktadır. Başta erkek DNA bulgularının kesin olarak kimlere ait olduğunun belirlenmesi, dijital materyallerin tam olarak çözümlenmesi, kurumsal ihmal iddialarının cezai sorumluluğa dönüşüp dönüşmeyeceğinin netleştirilmesi ve Rojin Kabaiş’in ölümünün tüm yönleriyle aydınlatılması gerekliliğini sürdürmektedir. Bu başlıklar, soruşturmanın artık ertelenemez ve cevapsız bırakılamaz temel meseleleridir.
Sonuç olarak; Van Barosu ve Van Barosu Kadın Hakları Merkezi, Rojin Kabaiş dosyasında bugüne kadar çok katmanlı bir hukuki takip yürütmüştür. Soruşturmanın genişletilmesi ve kamuoyunun bilgilendirilmesi bakımından belirleyici bir rol üstlenmiştir. Kurumsal sorumluluk ve kadın hakları perspektifi çerçevesinde, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve adalet arayışının sürdürülmesi bakımından Van Barosu Kadın Hakları Merkezi bu dosyanın takipçisi olmaya devam edecektir.
VAN BAROSU KADIN HAKLARI MERKEZİ"